Archive for Makalelerkategorisi için arşiv

EFENDİMİZDEN BAZI ÖRNEK OLUCAK DAVRANIŞLARI

1- Peygamberimiz çok mütevazı idi. Misafirlerine bizzat kendisi hizmet eder, ikramda bulunurdu. Bir gün çölden biri gelip, “Kim bu insanların büyüğü?” diye sordu. O sırada misafirlerine kâselerle süt dağıtma hizmetinde bulunan Efendimiz adama, “Bu insanların büyüğü bunlara hizmet edendir!” buyurdu. Bu sözüyle hem büyüklerin insanlara hizmet edeceğini ifade etmiş, hem de aradığı kimsenin kendisi olduğuna işarette bulunmuştu.

Bir yolculuk dönüşünde herkes hurmalıkta istirahate çekilmiş dinlenirken bazıları onlara yemek hazırlamak üzere harekete geçmişlerdi. Biri ‘Ben yemek yapayım.’, biri ‘Ben su getireyim.’, derken biri de ‘Ben de ateş yakayım.’, deyince Efendimiz de, ‘Öyle ise ben de odun toplayayım.’ buyurdu. Biz bütün işleri yaparız, siz istirahetinize bakın deyince de verdiği karşılık şöyle oldu: tamamını oku »

Yorum yok »

Miraç, kulluğa davettir; Peygamberimiz miraca kulluğuyla çıkmıştır

Miraç, Efendimiz (aleyhisselatü vesselam)�in ifa ettiği eşsiz kulluğuna mükafat olarak kazandığı velayetin bir ifadesinden barettir. Allah, yerde eserleriyle kendisini beşere gösterdiği Peygamberimizi, gökler âleminin sakinlerine de göstermek için O�nu o yüce meclislerde dolaştırmış ve her yer üzerinde hükmünün geçtiğini bütün âleme göstermiştir.

Peygamberliğinin değil, kulluğunun bir semeresi ve neticesi olan Mirac yolculuğunda Efendimiz (sas), kendisini çepeçevre saran kanun ve sebepleri aşarak, beşeriyete ait perdeleri geçip uzun mesâfeleri bir hamlede kat etmiş, yıldızları, sistemleri birer merdiven, birer basamak, birer atlama taşı gibi kullanıp, Rabb�ini görmeye mâni buudları geride bırakmış, cismen ve rûhen vardığı makamdan Cenâb-ı Hakk�ı müşahede etmiştir. Peygamberlerle selâmlaşmış, melekleri görmüş, Cennet�i ve güzelliklerini, Cehennem�i ve azâmetini temâşâ etmiştir. Melekler O�na teşrifatçılık yapmış, huriler perdedar olmuştur. Yıldızlar kaldırım taşı gibi ayaklarının altına serilmiş, bineğiyle berk gibi bütün mekanı kat edip tekrar insanlık içine dönmüştür. İşte Miraç bu yüce yolculuğun adıdır. tamamını oku »

Yorum yok »

İsrâ Sûresindeki Mirac

Kur�ân-ı Hakîm�de Miracın hangi sûrelerde anlatıldığını inceleyecek olursak, İsrâ ve Necm Sûreleri çıkar karşımıza. İsrâ Sûresinde bu büyük mucizenin �Mescid-i Haram�dan Mescid-i Aksâ�ya gece yürüyüşü� kısmı, Necm Sûresinde ise tâ Sidretü�l-Münteha�ya, Kâb-i Kavseyn�e kadar yükseliş kısmı anlatılır.

Ancak, İsrâ Sûresine dair kendi okumalarım, keza şefkatli bir ağabeyimin hediye ettiği bir Abdussamed CD�sinden defaatle dinleyişim hengâmında, çözemediğim bir soru kalmıştır hep aklımda: Neden bu sûrenin yalnızca ilk âyeti Miracın ilk kısmı olan �Mescid-i Haram�dan (Kâbe�den) Mescid-i Aksâ�ya gece yürüyüşü�nü anlatıyor da, hemen sonraki âyette Benî İsrail�e geçiyor, sonraki âyette Nuh aleyhisselamın bahsi derken sûre bu şekilde devam ediyor? tamamını oku »

Yorum yok »