25 Tem 2007
· Kategori Kıssadan Hisse Hikaye'lerle
Biri beni harama bakmaktan koruyor!
Adı Bilgehan. Yalova Lisesi lise ikinci sınıf öğrencisi. İçi gibi dışı; dışı gibi de içi pırıl pırıl bir genç. Her derse olduğu gibi din dersine de çok ilgili ve meraklı olan Bilgehan, yaz tatillerinde, hafta sonu tatillerinde boş durmaz, beraberce Kur’an-ı Kerim okurduk. Namazlarını geçirmez, ibadetine düşkün, karınca incitmekten çekinen hassas bir vicdan sahibi.
Bir gün içi dışı heyecan dolu gözlük çerçevesinin üzerinden dolu dolu gözlerle bana bakarak:
- Hocam Allah’ım beni harama bakmaktan koruyor, demişti.
- Hayrola ne yapıyorsun Bilgehan, diye sorduğumda Bilgehan’ın cevabı Sahabe-i Kiram gençlerinden birisinin cevabı gibiydi sanki.
- Hocam gözlüğümün camları miyop birisi dört buçuk numara diğeri de beş numara. Gözlüğümü çıkardığım zaman görmekte güçlük yaşarım. Okuldan çıkınca gözlüğümü çıkarıp cebime sokuyorum, evime gidene kadar hep yere baka baka gitmek zorunda kalmıyorum. İnsanları seçemiyorum, karşıdan gelen, yanımdan geçen hanımlar mini eteklimi? Kot pantolonlu mu? Hiç göremiyorum, böylece Allah’ım beni harama bakmaktan koruyor!
Yorum yok »
21 Tem 2007
· Kategori Kıssadan Hisse Hikaye'lerle
KUCAĞINDAKİ HAZİNE
Kadının biri, cömert olduğu söylenen yaşlı bir bilgeye gidip: “Bu şehirde benden fakir insan yok!. Bana biraz yardım eder misiniz?” demiş.
Bilge adam, kadının kucağındaki bebeğin bir ipeği andıran yanaklarını okşayıp öptükten sonra: “Demek fakirsin!” demiş. “Hem de çok fakir. Ama karşılıksız yardım yapmak, âdetim değil!. Eğer yardım istiyorsan, çocuğunun parmağını satman gerekir.”
Kadın, önce deli olduğunu sanmış bilgenin. Daha sonra da, kötü bir şaka yaptığını. Ama adam ciddî görünüyormuş. Kadına bir kese altın uzatıp: “Ayak parmağına da razıyım!” demiş. “Zaten cerrah olduğumdan, ona acı çektirmem.”
Kadın, bütün kanını donduran bu teklif üzerine kaçmayı düşünürken, adam: “Sadece tırnağını söksem de olur!” diye devam etmiş. “Biliyorsun zamanla yenisi çıkar.”
Kadın, bu ruh hastasına daha fazla dayanamamış. Ve kapıyı çarpıp uzaklaşırken, adam onun arkasından: “Nasıl bir fakir olduğunu anlayamadım!” diye bağırmış. “Kucağındaki hazinenin tırnak kadar bir parçasını, bir kese altına değişmiyorsun.”
(Hayatın İçinden Hikayeler / Cüneyd Suavi)
Yorum yok »
15 Tem 2007
· Kategori Kıssadan Hisse Hikaye'lerle
ANNENİN HİZMETE İHTİYACI VAR
Ebû’l-Haseni’l-Harkânî (k.s)hazretleri şöyle anlatır:
‘İki kardeş vardı. Bu iki kardeşin hizmete muhtaç bir anneleri vardı. Her gece kardeşlerden biri annenin hizmeti ile meşgul olur, diğeri Allah Teâlâ’ya ibâdet ederdi. Bir akşam, Allah Teâlâ’ya ibâdet kardeş, yaptığı ibâdetten, duyduğu hazdan dolayı kardeşine:
‘Bu gece de anneme sen hizmet et, ben ibâdet edeyim, dedi.
‘Kardeşi kabul etti. İbâdet ederken secdede uyuya kaldı ve o anda bir rüya gördü. Rüyasında bir ses ona:
‘Kardeşini affettik, seni de onun hatırı için bağışladık, deyince genç:
‘Ben Allah Teâlâ’ya ibâdet ediyorum. Kardeşim ise anneme hizmet ediyor. Fakat beni onun yaptığı amel yüzünden bağışlıyorsunuz, dedi. Ses ona:
”Evet, senin yaptığın ibâdetlere bizim hiç ihtiyacımız yok. Fakat, kardeşinin annene yaptığı hizmetlere annenin ihtiyacı vardı, karşılığını verdi.
Yorum yok »