Öne Çıkan Yayın

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI

Hz. Muhammed (SAV), 20 Nisan 571 yılında Mekke’de doğdu. Annesinin adı Amine, Babasının adı Abdullah. Babası Abdullah, O daha doğmadan önce...

İBADET

MÜ'MiN iÇiN TEHECCÜD VAKTi

Pazar, Aralık 04, 2011


Gece karanlığındadır mü'minin en kâmil değerinin vakti. Eşya derin bir sessizliğe gömülü ve rahmet kapıları sonuna kadar açık. Allah Resûlü'nün işaret ettiği dua saatleri kapımızda. İlahî Beyan'da "Onlar gecelerini Rabb'lerinin huzurunda secdeye vararak ve ayakta durarak geçirirler." buyurduğu kimselerden olmanın anahtarı bu anlarda gizli. Öyle bir an ki şefaatini kendi izinden gidenlere lütfedeceğini söyleyen Nebiler Nebisi seccadenin başında. Zira O (sallallahu aleyhi ve sellem), uykusunu bölüp gecelerini ibadetle geçirir. Kendisinin şefaatini uman ümmetine gece namazını kılmayı tavsiye eder. Resûlullah'ın hayatını örnek alan Allah dostları da uyku yerine huzura varmayı tercih eder. Cenâb-ı Hak, gece ibadet edenlere 'âlim' ismini verip onları havf ve reca-korku ve ümitle ibadet edenlerden yapar. Âlimler için göz aydınlığı ve mutluluk vesilesi olacak mükâfatı da katında gizler.

Peki, farz namazlardan sonra belki de en faziletli olan bu sâlah, bereketlendireceği kaç yuva bulabiliyor bugün? Kaç kapıyı gecenin en makbul vaktinde çalıp açılmayınca ayazda    kalakalıyor? Cuma gecelerini hariç tutarsak kaç aile Rehberi'nin (sallallahu aleyhi ve sellem) izinden gidip gecesini Mevlâ'sıyla geçirmeye niyetleniyor? Hâlbuki uykumuzu nefsimizin istekleri için rahatlıkla bölebiliyoruz. Mesela dudaklarımız kuruyunca iki yudum su içmek için koşarız mutfağa. Ya da bir gün önce yaşadığımız basit bir gündelik hayat meselesini aşamayıp uykuya dalamayız bir türlü. Hatta işi eve taşıyıp vazifeleri yetiştirmek için iki saat uykuyla dolaşmayı göze alırız. Ancak sıra teheccüde geldiğinde uykumuz çoktan gelmiştir. İsra Sûresi'nde Allah-u Teâlâ ,Resûllullah'a hitaben "Gecenin bir kısmında da sadece sana mahsus bir nafile olmak üzere uykudan kalk, Kur'ân ile teheccüd namazı kıl, yakındır ki Rabbin seni bir Makam-ı Mahmud'a eriştire." buyuruyor. Gelgelelim Efendimiz'in Makam-ı Mahmud'a erişmesini her gün ezan duasıyla dilesek de uykuya doyamıyoruz. O payenin yolu gece namazlarından, seccadeden geçtiği halde yenik düşüyoruz dünyevî bahanelerimize.

Gece namazının, güründüğünden ve tahmin edildiğinden çok daha derin manaları var şüphesiz. Öncelikle o insanın sıkıntılarından bir an için de olsa kurtulması ve nefes alması için bir inşirah vesilesi oluyor. Teheccüd, bazılarına duayı hatırlatır, bazılarına tefekkürü. Bir şekilde onda aradığını bulur herkes. Uyumak ve uyanmak manalarına gelen teheccüd, ismiyle müsemma biçimde belli bir süre uyuduktan imsak vaktine kadarki sürede kılınır. Sıcak yatağından kopup secdeye varanlara da müteheccit denilir. Uykudan uyanıp namaz kılmak, müekked sünnetlerin en başında yer alır. Bunun için bu sevaba engel olmak isteyen nefsimiz ilginç hilelere başvurur. Vakt-i seherde açılan kapılardan ruhumuza dolacak şifaları kaçırmaktan mahcup olsak da yorgunluk, uykusuzluk bahanelerine sığınırız genelde. Oysa Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) bu hali pürmelâlimizi şöyle anlatır: "Biriniz uyuduğu zaman şeytan onun ense köküne üç düğüm atar. Her bir düğümü attığı yere, 'gecen uzun olsun, yat, uyu' diye eliyle vurur. Şayet o kimse uyanarak Allah'ı anarsa, düğümlerden biri çözülür. Abdest alırsa, bir düğüm daha çözülür. Bir de namaz kılarsa, şeytanın attığı bütün düğümler çözülür ve böylece neşeli ve huzurlu bir şekilde sabahlar. Allah'ı anmaz, abdest alıp namaz kılmazsa, uyuşuk ve tembel bir şekilde sabahlar."

İbrahim Hakkı Hazretleri'nin "Cümle geceyi uyuma Kayyûm'u seversen/ Tâ hay olasın Hayy ile ey cân gecelerde" ifadeleriyle anlattığı gece, günün en değerli bölümü. Zira riya kendine yer bulamaz o saatlerde. Akreple yelkovan dışında kimse şahit olmaz semaya açılan ellere. Başkalarının takdir eden bakışlarından çok uzak bir halde oluruz. Kimselere duyurmadan Allah'ın huzuruna varırız. Zaten tövbenin de şükrün de gösterişe bulaşmadan yerine getirilmesi gerekir. Bu ibadetler de gecenin siyah atlası örtülüyken kendine yer bulduğunda güzelleşir. Fethullah Gülen Hocaefendi ülfetin dağılması ve kalplerin yumuşaması için ikram edilen teheccüdü şöyle tarif eder: "Ülfetin dağılmasında, kalplerin yumuşamasında, şeytan ve günahların tesirlerinden korunmada Allah korkusu, Allah haşyeti ve muhabbetinden, gecenin zülüfleri üzerinde bırakılan birkaç damla gözyaşı ve herkesin uyuduğu saatlerde uyumayan gözlerle eda edilen zikirler, tesbihler, kılınan namazlar ve mütalâa edilen derslerin kalplere ne kazandırdığı, ancak tatbikatla ve tadıp bilmekle anlaşılır... Geceleri aydın olan insanların, gündüzleri hiç aydın olmaz mı?"

You Might Also Like

0 Yorum

Gülefendim'i İzle !

Mail İle Abonelik