Archive for Ağustos, 2008için arşiv

(Dille de cihad edilir …)

Ka’b bin Malik’ten (Radiyallahu Anh):

“Mü’min kılıcıyla olduğu gibi, diliyle de cihad eder.”

(Müsned)



Cihad, yani düşmanla savaş ve mukaddeslerin savunmasını yapmak; sadece harp meydanında silahla yapılan mücadeleden ibaret değildir.
Silahla düşmandan korunma sağlandığı gibi, onlardan gelen tenkid ve itirazlara sözle cevap vermek, yazıyla karşı çıkmak ta önemli bir savunma aracıdır.

Hatta günümüzde gazete, radyo ve televizyon kanallarını kullanmak çok mühim bir hizmettir. Manevî cihat sayılır.

Şu halde cihadı, sadece silahlı eylemden ibaret görmemeli; bilhassa günümüzde sözle, yazıyla, görsel medyayla da İslamı yayma ve savunma hizmetinin gerekli olduğu bilinmelidir.

Yorum yok »

(İffet ve namusunu korumaya dair …)

Ebu Hureyre’den (Radiyallahu Anh):

Resulullah Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:

– Bir topluma, babası belli olmayan bir çocuğu bırakan kadına, Allah’tan hiçbir mazeret yoktur. Allah, onu bağışlamaz, cennetine de koymaz.

Kendisinden olduğu halde çocuğunu kabul etmeyen adamdan ise, Allah, kıyamet gününde uzak kalır.

(Ebu Davud)



İslamiyet, neslin çoğalmasını ister. Ancak bu çoğalma, meşru nikah içinde, namus ve iffet duyguları çiğnenmeden, sıcak bir aile yuvasında gerçekleşmelidir. Cemiyette evlilik dışı, babası belli olmayan çocukların varlığı, o cemiyetin geleceğini tehdit eden sosyal bir hastalıktır.

İslamiyet, topluma, babası belli olmayan fertler kazandıran, iffetini yitirmiş kadınları Allah’ın rahmetinden uzak görür. Çünkü zina mahsulü çocuklar, sahipsiz kalacağı için, namuslu bir ailede çocuğa kazandırılacak terbiye ve ahlakî formasyondan mahrum yetişecektir. Diğer taraftan o çocuk, veled-i zina gözüyle bakılıp devamlı toplumdan dışlanacaktır. Böylece topluma faydalı olması gereken bir fert, gerek terbiye noksanlığı, gerekse toplumdan dışlanma sebebiyle toplumun başının belası, potansiyel bir suçlu namzedi halini alır.

Hiç kimsenin içinde yaşadığı cemiyete böyle bir kötülük yapmaya hakkı yoktur.

Diğer taraftan, kendinden olduğu halde, yersiz şüphe ve vehimlerle çocuğunu tanımayan, babalığı reddeden kimseler de, topluma zina ürünü çocuk kazandıran kişiler kadar suçlu, Allah’ın rahmetinden uzaktırlar.
İnsaflı ve vicdanlı hiçbir insan, kesin bir delil olmadan kendi öz yavrusunu, bu şekilde utandırıcı bir mevkie düşürmez. Onu sıcak aile yuvasından koparıp, sahipsiz ve hamisiz bir şekilde sokağın merhametsiz ellerine terketmez.

Yorum yok »

(İstiğfarın önemi …)

Muaviye bin Hayde’den (Radiyallahu Anh):

“İstiğfar, amel sayfalarında nur saçar.”

(İbn-i Asakir)

Huzeyfe’den (Radiyallahu Anh):

“İstiğfar, günahların silgisidir.”

(Deylemî)



İstiğfar, günahlarını Allah’a itiraf etmek ve bağışlaması için af dilemek demektir.

Allah’a istiğfarda bulunmak, işlenen günahları siler, temizler. İstiğfar bir çeşit günah silgisidir.

Diğer taraftan istiğfar, amel sayfalarını süsler, nurlandırır. Bu sebeple mü’min devamlı istiğfar getirir, Allah’tan af ve bağışlanma diler.

Yorum yok »