EFENDiMiZ (SAV) ÇOCUKLARI ÇiÇEKLERE BENZETiRDi


EFENDiMiZ (SAV) ÇOCUKLARI ÇiÇEKLERE BENZETiRDi

Toplumumuza Resulullah'ı (sas) insani yönleriyle gösterebilsek O'nu daha rahat sevdirebiliriz. Özellikle çocuklarımıza... Tirmizi ve Ebu Davud'un (ra) müşterek rivayetine göre şöyle demişti o Şanı Yüce Nebi: "Merhamet ancak şaki olanlardan kaldırılmıştır".

Yine "Küçüklerimize şefkat etmeyen bizden değildir." buyurmuştur O (sas). (Ebu Davud) Bir seferinde "Çocuklarınızı öper misiniz?" diye soran bedevilere "evet" demişti. Onlar, "Fakat biz, Allah'a and olsun ki öpmeyiz." deyince O şefkatin timsali insan şöyle cevap verdi: "Allah kalplerinizden merhameti çıkardı ise ben ne yapabilirim?" (İbn-i Mace) Hz Peygamber çocuklarla haşır neşirdir. Kendisiyle onlar arasında hiçbir hiyerarşi ve engel koymamıştır. Çocukların çekinip ürkmelerine sebebiyet verebilecek her çeşit tutumdan kaçınmış, onların teklifsizce yanaşıp konuşmalarını teşvik edecek davranışlara ehemmiyet vermiştir. Resul-i Ekrem Efendimiz (sas) çocukları reyhan çiçeğine benzetmiş ve "Çocuk kokusu cennet kokusudur." buyurmuşlardır. Onların arasında kendisini bir bahçede hissetmiş, hepsini ayrı ayrı öpmüş ve koklamıştır. O, çocukların da sevgilisiydi. Bir yerde O'nu gören çocuklar hemen O'na doğru koşar etrafını sarar, O da her biriyle ilgilenir, hallerini sorar, sevgilerine karşılıkta bulunur ve onlarla şakalaşırdı. Bu sünneti ihya, geleceğimiz adına çok önemlidir. En azından bu konuda O'na benzemeye çalışalım. Çocuklara Resulullah'ı hatırlatalım; halimizle, tavırlarımızla. Çocuklar bizim cennetimiz olsun, biz onların cenneti olalım.

Ciddiyetimiz latife yapmamıza engel olmasın

Zira O'nun (sas) latifeleri bile öğreticiydi. Enes bin Malik, O'nun için, "Resulullah (sas) çocuklarla en çok şakalaşan idi." der. (İbnü'l-Esir/3-466) İşte çocuklarla ilişkisine örnekler: Ebu Seleme İbn Abdurrahman'ın nakline göre Hz. Peygamber (sas) dilini, torunu Hasan'a doğru uzatırdı. Çocuk dilinin kızıllığını görünce neşe ile dolardı. (Suyuti, Tarih-i Hulefa, sh. 189) Ensar çocuklarından Mahmud bin Rebii, beş yaşlarındayken Hz. Peygamber'in (sas) bir kovadan ağzına su alarak yüzüne püskürttüğünü rivayet eder. (Buhari) Ya'la İbn Murre'nin nakline göre bir davete gitmekte olan Hz. Peygamber, yolda çocuklarla oynamakta olan torunu Hüseyin'i de beraberinde götürmek için yakalamak ister. Fakat çocuk bir sağa, bir sola kaçmaya başlayınca, Hz. Peygamber (sas) yakalayıncaya kadar onu takliden sağa sola koşarak peşinden gider. Tutunca elinin birini ensesinin altına, diğerini çenesinin altına kor, öper ve "Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin'denim." buyurur. (İbn-i Mace) Hz. Cabir, bir gün Resulullah'ın (sas) huzuruna girdiğini, bu sırada sırtına Hasan ve Hüseyin'i bindirmiş olan Hz. Peygamber'in dört ayak vaziyetinde yürümekte olduğunu görür ve Cabir dayanamaz, gülümseyerek: "Binitiniz ne iyi binit, sizler de ne iyi binicilersiniz!" der.

Çocuk, cübbesini kirletince ne oldu?

İbn Mace'nin rivayetine göre Hz. Abbas'ın zevcesi Ümmü Fadl, Hasan veya Hüseyin efendilerimizden birini Resulullah'ın yanına getiriyor. Hz. Peygamber'in kucağında çocuk idrarını yapınca Ümmü Fadl, "Resulullah'ı pislettin." deyip omuzuna vurup azarlayınca Hz. Peygamber, "Allah iyiliğini versin. Oğlumun canını yaktın." diyerek memnuniyetsizliğini izhar eder. (İbn-i Mace) Ebu Davud'un nakline göre Enes bin Malik'in kardeşi Ebu Umayr'ın bir kuşu vardı; onu sever, oynardı. Bir gün kuş ölünce çocuk çok üzülür. Ebu Umayr'ı gören Resulullah (sas), "Niye üzgün?" diye sorar. Durumu öğrenince çocukla ilgilenir ve teselli eder. Ve sonra Ebu Umayr'ı her görüşünde takılarak "Ya Eba Umayr, küçük kuşun ne oldu?" diye sorar. Siyer ve hadis kitaplarında bu konuda pek çok rivayet vardır.

Yorum Gönder

To Top