(Başlarına en çok belâ gelenler …)
Ebû Said (Radiyallahu Anh) anlatıyor:
“Peygamberimiz (Aleyhisselatü Vesselam) hummaya yakalandığında yanına vardım. Üzerinde kadifeden bir örtü vardı. Elimi bu örtünün üzerine koydum. Ve:
– Ya Resûlallah! Bu ne kadar şiddetli bir hastalıktır? dedim. Buyurdular ki:
– İşte biz, bu derece şiddetli belâlara düçâr oluruz. Alacağımız sevap da, o nisbette artar.
Sonra:
– Ya Resûlallah! Başlarına en çok belâ gelen kimlerdir? diye sordum.
– Peygamberlerdir, buyurdular.
– Sonra kimlerdir? dedim.
– Alimlerdir, buyurdular.
– Sonra kimlerdir? diye sordum.
– Sâlihlerdir, buyurdular.
(Hâkim)
—
İbadet iki kısımdır, biri müsbet ibadettir ki, namaz oruç gibi malum ibadetlerdir.
diğeri de menfi ibadetlerdir ki, hastalık, bela ve musibetle gelen sıkıntılara sabretmekle elde edilir.
Böyle bir durumla karşılaşıldığında, şikayet etmek, sızlanmak ve sabırsızlık göstermek, ibadetin hayrını kaçırır ve efendimizin bahsettiği yüksek kafileye girme hakkını yitirir. Resulullah.org