NA’T
I
Derin isyânlar sinmiş çöllerin rüzgârına;
Yağmalanmış edebin, erdemin son kervanı!..
Bir can; nasıl yüklenir, nasıl taşır yarına,
Ömrün boş ellerinde taşa dönmüş zamanı?!…
Kaç devrin fırtınası bitmeyen zorlu çile;
İhtiras ateşinde putlaşmış nice yurtlar!..
Kumları yakan âha, dayanmaz dağlar bile;
Hubel’in taş kalbinde, kan kesilmiş umutlar!..
Kurumuş adaletin dalları yaprak yaprak;
Ezelî bir sevdânın kışa dönmüş yazında!..
Boz bulanık duygular; vefâ renginden uzak,
Titrer kızgın çöllerin dinmeyen ayazında!.. tamamını oku »