Archive for Temmuz 25, 2007için arşiv

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN OĞLUM

 DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN OĞLUM

Yıllar sonra çocuk evlenmiş, çoluk çocuk sahibi olmuş. Birgün, gecenin bir yarısı saat 3:30 civarları telefonu çalmış. Telefondaki ses, annesinin sesiymiş çocuk;

- Ne var Anne, ne istiyorsun bu saatte, neden beni rahatsız ediyorsun? Sabah arasan olmaz mıydı gibilerinden, annesini azarlayıcı sözler sarfetmiş.

Annesi, biraz buruk, biraz da ağlamaklı bir ses tonu ile; Bundan 25 yıl önce de bir gece yarısı 3:30 da sen beni rahatsız etmiştin. Doğum günün kutlu olsun oğlum” demiş.

Yorum yok »

Hiçim

Hiçim

Devrin valisi emrindeki yöneticiler ile atının üstünde şatafat içinde girer şehre.

Yol kenarlarında insanlar iki büklüm el pençe divan selamlarlar.

Bütün bu şatafatlı itaat gösterileri arasında valinin gözleri, bir sokağın köşesinde yere çökmüş olan ve etrafındaki hiçbirşey ile ilgilenmeyen bir adama takılır.

Perişan kılıklı, saçı sakalına karışmış bu adamın olduğu yere sürer atını vali.

Atının üstünden inmeden,vakur ve sert bir ses tonu ile bağırır adama,

- “Behey adam, herkes benim şehre gelisimi el pençe karşılarken sen kimsin ki yerinden bile kıpırdamıyorsun? ”

Perişan kılıklı adam istifini hiç bozmadan,sakallarının ve uzun saçlarının arasından belli belirsiz gözüken gözlerini valiye çevirerek : tamamını oku »

Yorum yok »

Biri beni harama bakmaktan koruyor!

 Biri beni harama bakmaktan koruyor!

Adı Bilgehan. Yalova Lisesi lise ikinci sınıf öğrencisi. İçi gibi dışı; dışı gibi de içi pırıl pırıl bir genç. Her derse olduğu gibi din dersine de çok ilgili ve meraklı olan Bilgehan, yaz tatillerinde, hafta sonu tatillerinde boş durmaz, beraberce Kur’an-ı Kerim okurduk. Namazlarını geçirmez, ibadetine düşkün, karınca incitmekten çekinen hassas bir vicdan sahibi.

Bir gün içi dışı heyecan dolu gözlük çerçevesinin üzerinden dolu dolu gözlerle bana bakarak:
- Hocam Allah’ım beni harama bakmaktan koruyor, demişti.

- Hayrola ne yapıyorsun Bilgehan, diye sorduğumda Bilgehan’ın cevabı Sahabe-i Kiram gençlerinden birisinin cevabı gibiydi sanki.

- Hocam gözlüğümün camları miyop birisi dört buçuk numara diğeri de beş numara. Gözlüğümü çıkardığım zaman görmekte güçlük yaşarım. Okuldan çıkınca gözlüğümü çıkarıp cebime sokuyorum, evime gidene kadar hep yere baka baka gitmek zorunda kalmıyorum. İnsanları seçemiyorum, karşıdan gelen, yanımdan geçen hanımlar mini eteklimi? Kot pantolonlu mu? Hiç göremiyorum, böylece Allah’ım beni harama bakmaktan koruyor!

Yorum yok »